Ekvator çevresinde uzanan ve kahve kuşağı olarak bilinen bölgede, son yıllarda artan sıcaklıklar ve düzensiz yağışlar üretim haritasını değiştiriyor. Brezilya, Kolombiya, Etiyopya ve Vietnam gibi büyük üretici ülkelerde bazı alçak bölgeler kahve için fazla sıcak hâle gelirken, çiftçiler daha serin olan yüksek yamaçlara yöneliyor. Bu değişim, yalnızca üreticileri değil, dünyanın dört bir yanındaki tüketicileri de ilgilendiriyor.

Yükselen rakım, değişen lezzet

Kahve bitkisi, özellikle arabika türü, sıcaklık değişimlerine karşı oldukça hassas. Uluslararası bir tarım araştırma ağının kurgusal raporuna göre, mevcut eğilim sürerse yüzyılın ortasına kadar bugünkü üretim alanlarının önemli bir kısmı daha az verimli hâle gelebilir. Üreticiler bu nedenle gölgelik ağaçlar dikmek, sulama sistemleri kurmak ve sıcağa daha dayanıklı çeşitlerle denemeler yapmak gibi uyum yöntemlerine başvuruyor.

  • Gölgelik ağaçlarla tarla sıcaklığını düşürmek
  • Daha yüksek rakımlarda yeni plantasyonlar kurmak
  • Sıcağa dayanıklı melez çeşitlerle denemeler yapmak
  • Yağmur suyu toplama ve damla sulama sistemleri kurmak

Değişimin etkisi Türkiye'deki kahve kültüründe de hissediliyor. İstanbul'da bir kavurma atölyesi işleten Burak Ilgaz, çekirdek tedarikinde mevsimsel dalgalanmaların arttığını ve menülerindeki kahve çeşitlerini daha sık değiştirmek zorunda kaldıklarını anlattı. Ilgaz, bazı yeni üretici bölgelerden gelen çekirdeklerin ise beklenmedik ve ilginç lezzet profilleri sunduğunu ekledi.

Uzmanlar, tedarik zincirinin uzun vadede daha çeşitli ve daha esnek bir yapıya kavuşacağını öngörüyor. Küçük çiftçilerin uyum yatırımlarına destek verilmesi ise hem üretimin sürdürülebilirliği hem de üretici ailelerin geçimi açısından belirleyici görülüyor. Tüketiciler açısından ise kahvenin hangi bölgeden ve hangi koşullarda geldiğini sorgulamak, adil ticaret ve izlenebilirlik gibi kavramları daha sık gündeme getiriyor. Kavurma atölyeleri de etiketlerinde üretici bölge bilgisine giderek daha fazla yer veriyor.