Çizerimiz bu kez kalabalık bir aile sofrasına konuk oluyor. Masanın üzerinde dumanı tüten bir tencere, etrafında ise her biri başka bir ekrana eğilmiş aile üyeleri var. Telefonlardan yükselen bildirim sesleri, havada uçuşan küçük notalar gibi çizilmiş. Masanın başındaki büyükanne ise elinde boş bir sepetle, herkesten telefonlarını içine bırakmasını bekliyor.
Sepete bırakılan ekranlar
Karikatürün ikinci karesinde sepet telefonlarla dolmuş, masa ise sohbetle canlanmış. Bu kez havada bildirim notaları değil, kahkahalar ve konuşma balonları uçuşuyor. Sepetin dibinde bir telefonun ekranı hâlâ yanıp sönüyor, ama kimse dönüp bakmıyor. Köşedeki kedi ise sepete merakla yaklaşıyor ve sahnenin tek dikkati dağılan karakteri oluyor.
Çizer, karikatürün kendi ailesindeki bir alışkanlıktan ilham aldığını söylüyor. Hafta içi akşam yemeklerinde uyguladıkları telefonsuz sofra kuralının ilk başta itirazlarla karşılandığını, zamanla ise en çok beklenen anlardan birine dönüştüğünü anlatıyor. Karikatür, gündelik hayatta ekranlarla kurduğumuz ilişkiye gülümseyerek bakmaya davet ediyor. Okurlarımız kendi sofralarındaki küçük kuralları da bizimle paylaşabilir.
Yorumlar 0
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.