Bursa'da bir üniversitenin makine ve elektrik mühendisliği öğrencilerinden oluşan robotik takımı, son yıllarda katıldığı ulusal yarışmalarda dikkat çeken sonuçlar elde etti. Takıma on yıldır danışmanlık yapan Dr. Tülay Gencer ile laboratuvarda, yarışma öncesi hazırlıkların sürdüğü bir akşam üstü görüştük. Gencer, takımın başarısını ödüllerden çok, birlikte çalışma kültürüne bağlıyor.
Soru: On yıl önce takımı kurduğunuzda elinizde neler vardı? Yanıt: Bir masa, iki eski bilgisayar ve çok hevesli altı öğrenci. Laboratuvar dediğimiz yer, bölümün depo olarak kullandığı küçük bir odaydı. Parçaları ikinci el ilanlardan topladık, bazı motorları eski ev aletlerinden söktük. O dönem öğrendiğimiz en önemli şey, kısıtlı kaynakla yaratıcı çözümler üretmenin mümkün olduğuydu.
Başarısızlığı konuşabilen bir ekip
Soru: Takımın en zor dönemi hangisiydi? Yanıt: Robotumuzun yarışmanın ilk turunda arızalanıp elendiği yıl. Öğrenciler çok üzülmüştü. Döndüğümüzde bir hafta boyunca neyin yanlış gittiğini tek tek yazdık, kimseyi suçlamadan. O yıl hazırladığımız hata defteri, bugün yeni katılan her öğrencinin ilk okuduğu belge. Sonraki yıllardaki başarılarımızın temelinde o kayıp var.
Soru: Mezunlarınız şimdi nerelerde çalışıyor? Yanıt: Bir kısmı sanayide otomasyon alanında, bir kısmı yazılım girişimlerinde, birkaçı da akademide. Bazıları hafta sonları gelip yeni öğrencilere atölye veriyor. Benim için en değerli şey bu. Takımı bir yarışma ekibi olarak değil, kuşaktan kuşağa bilgi aktaran küçük bir topluluk olarak görüyorum.
Soru: Robotik ile ilgilenmek isteyen lise öğrencilerine ne önerirsiniz? Yanıt: Pahalı setler beklemesinler. Basit bir devre kurarak, açık kaynaklı derslerle başlasınlar. Merak ettikleri bir sorunu seçsinler ve onu çözmeye çalışsınlar. Hata yapmaktan korkmasınlar. Bir robotun ilk denemede çalışması neredeyse hiç olmaz; asıl öğrenme, ikinci ve üçüncü denemede başlar.
Yorumlar 0
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.