Uzaktan çalışmanın yaygınlaşmasıyla birlikte, büyük şehirlerden daha küçük kentlere ve kıyı ilçelerine taşınan çalışanların hikâyeleri sıkça duyulur oldu. Emlakçılar, bazı ilçelerde kiralık ev talebinin değiştiğini, yerel esnaf ise yeni sakinlerin gündelik yaşama farklı bir hareket kattığını anlatıyor. Peki bu eğilim kalıcı bir göç hareketine mi dönüşecek, yoksa geçici bir tercih olarak mı kalacak?
İnternet altyapısı ilk sırada
Bir üniversitenin sosyoloji bölümünde kentsel hareketlilik üzerine çalışan Doç. Dr. Hande Uluçay, taşınma kararında ilk belirleyicinin güçlü ve kesintisiz internet bağlantısı olduğunu söylüyor. Uluçay'a göre ikinci sırada sağlık hizmetlerine ve eğitime erişim, üçüncü sırada ise sosyal yaşam geliyor. Bu üç başlıkta eksiklik yaşanan yerlerde, taşınanların bir kısmının birkaç yıl içinde büyük şehre geri döndüğü görülüyor.
Yerel ekonomi açısından tablo daha karmaşık. Yeni gelenler kafelerin, kırtasiyelerin ve küçük işletmelerin müşteri sayısını artırırken, bazı ilçelerde kiraların yükselmesi yerel halkın konut ihtiyacını zorlaştırabiliyor. Uzmanlar, belediyelerin bu dönüşümü planlı biçimde yönetmesi, ortak çalışma alanları ve kütüphaneler gibi buluşma noktalarını desteklemesi gerektiğini düşünüyor.
İki yıl önce İstanbul'dan Ayvalık'a taşınan grafik tasarımcı Cem Özbilgin, ilk aylarda yalnızlık hissettiğini, ancak yerel bir el sanatları derneğine katıldıktan sonra kendini kentin parçası gibi hissetmeye başladığını anlatıyor. Özbilgin'e göre taşınmanın başarısı, yeni gelenlerin yalnızca ekran başında yaşamaması ve yerel toplulukla gerçek bağlar kurmasıyla mümkün oluyor.
Yorumlar 0
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.